Anasayfan Yap | Favorilerime Ekle
2009 Temmuz | Sohbet , Sohbet odaları , Chat

Özlü Sohbet odalari

Sohbet – Chat – Eğlence Mekani

Temmuz 2009 iin arsiv

Çiçekler ve Anlamları

Yazan: Tarih: Tem 30th, 2009 | Kategori:: OzluSohbet Genel Kategori

AÇELYA : Nefse hakimiyet.

AÇELYA HİNT : “Gerçek şu ki, herşey bitti!”

ADAÇAYI Eşler arasında “Biz iyi bir aileyiz” mesajıdır.
AKASYA (PEMBE VEYA KIRMIZI): Güzellik, zerafet ve incelik; “Seni beğeniyorum.”

AKASYA (BEYAZ): Dostluk; “Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça…”

ANANAS: “Sen kusursuz birisin!”

ARDIÇ: “Seni koruyacağım!”

AYÇİÇEĞİ (ÇİÇEK OLARAK) “Sana tapıyorum!”

BADEM “Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum.”

ÇAN ÇİÇEĞİ: “Aşkımıza sadakatle bağlıyım!”

ÇİNGÜLÜ: “Zarif ve çok güzelsin!”

ÇUHA ÇİÇEĞİ: “Çok güzelsin.”

DEFNE: Terfi eden kişilere gönderilir; “şan, ün, görkem” anlamı taşır.

EĞRELTİ OTU: Samimiyet.

ELMA: “İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uyasım geliyor; ya senin?”
ERİK: “Sözüme sadık kalacağım.”
FESLEĞEN: İyi dilekte bulunmak için.
FULYA: “Sevgilim, geri dön!”
GARDENYA: “Beni unutma; gerçek aşkımsın…”
GELİN EL ÇİÇEĞİ: “Mutlu olabiliriz.”
GÜL: Sevgiyi ifade eder.
GÜL (PEMBE): “Arkadaşımsın.”
GÜL (KIRMIZI): “Seni seviyorum; ihtirasla bağlıyım sana!”
GÜL (KIRMIZI & BEYAZ): Birliktelik isteği.
GÜL GONCASI (KIRMIZI): “Genç ve güzelsin.”
HANIMELİ: “Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek.”
HERCAİ MENEKŞE: “Beynimi işgal ediyorsun; ama ben bu durumdan şikayetçi değilim…”
IHLAMUR: Evli çiftler için “Seni seviyorum” anlamı taşır.
İSPANYOL YASEMİNİ: “Bence, sen çok seksi ve şehvetlisin!”
KAKTÜS İçtenlik; “Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız!”

KAMELYA “Kusursuz bir aşıksın!”
KARANFİL Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.
KARAÇALI “Dostluğumuz uzun ömürlü olsun!”
KARANFİL (KOYU KIRMIZI) “Kalbimi kırdın!”
KARANFİL (PEMBE) “Seni unutmayacağım…”
KARANFİL (KIRÇILLI) “Üzgünüm, ama bitmek zorunda…”
KARANFİL (SARI) “Beni hayal kırıklığına uğrattın!”
KREZENTEM (BEYAZ) “Bana gerçeği söyle!”
LALE Aşkı ifade eder.
LALE (KIRMIZI) “Aşkımı itiraf etmek istiyorum!”
LALE (ALACALI) “Gözlerin çok güzel.”
LALE (SARI) Umutsuz aşkı ifade eder.
LEYLAK (MOR) “Sana ilk görüşte aşık oldum!”
LEYLAK (BEYAZ) “Hoş ve namuslu birisin.”
MENEKŞE Alçakgönüllüğü ifade eder.
MENEKŞE (MAVİ) “Sana sadık kalacağım.”
MENEKŞE (MOR) “Düşüncelerimi zaptettin!”
MELEKOTU “İlham kaynağımsın.”
MERSİNAĞACI “Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum!”
MİMOZA “Fazla alıngansın!”
NANE “Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum.”
NERGİS “Saygılarımla…”
ORKİDE “Aşkım, sen çok güzelsin, sen çok özelsin!”
ÖKSEKOTU “Sorunların üstesinden geleceğim.”
PAPATYA Temiz bir kalbin simgesi.
PAPATYA (BAHÇE) “Fikirlerini paylaşıyorum.”
PELESENK Sabırsızlık; “Aşkım, daha fazla bekletme!”
PETUNYA “Umudunu yitirme!”
PORTAKAL Karşılıklı aşk; “Ben de seni seviyorum.”
REZENE Övgüye değer.
SARDUNYA “İçin rahat olsun, her zaman yanındayım!”
SARMAŞIK “Aşkıma sadığım!”
SEDİR YAPRAĞI “Senin için yaşıyorum.”
SÜSEN ÇİÇEĞİ “Sana bir haberim var!”
SÜSEN ÇİÇEĞİ (SARI) İhtiraslı bir aşk.
YASEMİN “Güzel ve çekicisin.”
YENİBAHAR “Acını paylaşıyorum.”
ZAMBAK (SARI) “Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum!”

 

 


Öylesine Degil..[Ölesiye]..

Yazan: Tarih: Tem 30th, 2009 | Kategori:: OzluSohbet Genel Kategori

Sen can’dın…

Sen Ferhat’tın Şirinliğime…

Siyah beyaz bir filmin en renkli yanıydın sen.Gülüşüne gizlemiştim mutluluklarımı.Gülerdin mutlu olurdum…
İki şehir arası gidip gelirken dağlara bir tek adın-dı yazdığım gözlerimle…
Kulaklarımda çınlayan sesine karşılık verirdim bazen etrafımdaki şaşkın bakışlara aldırmadan.Seni d/inlerdim …
Uzaktan uzağa severdim . . .
Öylesine değil asla.!

Hayallerimdeki esas oğlan-dın sen . . .
Rüyalarımın tek/i…

Şimdi sonbahar kokan hüznün ortasına bağladım umutsuzluklarımı.
Gel/git-ler çisil çisil yağsada yalnızlığıma.Seni düşünmesi bile umut… Bir merhaba’n bile umut…
İsminin içinde başharfimin olduğunu bilmek bile umut …
Belkide umutsuzluklar bile umut… bazen.
Bahanesi çok umudumun./Umutsuzluğuma ise bir kibrit… /Çaktım

Umudum’sun…

Umutsun sen….

Mecnun’sun Leyla gibi yanan yüreğime…

Züleyha’lığıma Yusuf’sun sen bakmaya doyamadığım yüzünle…

Aşk’ın adısın sen.Aşkın özü… Kelimelerin anlatamadığısın.Günlere sığdıramayıpömrüme saçtığımsın sen.

Bilesin ki…

Seviyorum Seni…

Öylesine değil üstelik… ÖLESİYE…

Ölesiye. . .


Şimdi Gidebilirsin, Bir Cümlelik Yanındayım Zaten..

Yazan: Tarih: Tem 30th, 2009 | Kategori:: OzluSohbet Genel Kategori

Azığında bulunan son harflerini döktün dilinden. Şimdi gidebilirsin, bir cümlelik yanımdaydın zaten.

Camıma vuruyor satırlar dolusu düşlerim. Cümlen çatık kaşlarıma işleniyor. Canım acıyor. Yaşadıkça sıkıntılı nidaların eline düşüyor günler.

Gitmeyi göze alana “kal” diyemem ki. “Kal” desem kalan sen olmazsın. Sen gitmeyi göze almışsın. Zoraki kalmalar gitmekten kötüdür. Bir “git” dememe bakıyorsa gözlerin, gidebilirsin… Elbet bir sabır dikilir alınyazıma. Kaf dağından ödünç aldığım gülmelerimi oturturum yanaklarıma. Sana söylenecek tüm sözlerimin cellâdı olurum. Öldürürüm kelimelerimi. Gidebilirsin. Kasvete bulanmış bir hava çökse de yarınlarıma ben dünlerime sarılırım. Oysa kahrı paralamıştık birliğimizde. Şimdi gitmeler sıkıştıysa düşlerine, gidebilirsin; ama ben gitmene hiç alışkın değilim. Provasız bir gidiş olacak seninki, amatör terk ediş…

Yine de azığında bulunan son harflerini döktün dilinden. Şimdi gidebilirsin, bir cümlelik yanımdaydın zaten.

Vakit gidişinin arifesi… Gözlerimi teslim edeceğim karanlığa sonra tekrar aydınlığın ellerine kavuşunca sen gitmiş olacaksın. Yüreğimin bir yanını tutmayı bırakacaksın. Yerlere düşecek, ortalıkta ne kadar kırık hikâye varsa hepsinden payına düşeni alacak. Elime yüzüme bulaştırmadan ben tutacağım diğer yanımı da.

Zaman bir meltem hızında üst üste devriliyor
Ve gidiyorsun… Gidişinle hayat istasyonumdan mutluluğa giden trenler arasındaki yerim siliniyor. Dev günler altında bir karınca gibi yok oluyorsun.

Geçirilmemiş bir cinnet beynimin duvarlarına yerleşiyor ansızın. Artık yoksun…

Simsiyah hüzünler doğuyor gönlümün sıra dağlarına. Bir tutam sabır birkaç damla gözyaşı ile yoğruluyor günler. Yıldırımlar gibi sağa sola çarpıyor enkazım. Oysa dağları çınlatmışlığımız vardı. Adımız tebessümler eline düşerdi. Şimdi ise, adım hüznün ta kendisi.

Gideceğine hiç ihtimal vermezdim önceden. O yollarda payımıza düşen bir yolculuk yoktu sanki. Yalanmış ihtimalsizliğim. Gittiğin zaman diliminden, acılarımı en nadide çiçek gibi toplayan yine benim.

Düşlerimden vurgun yedim. Şimdi ne İstanbul’u konuşturacak kadar güçlüyüm ne de içimdeki yarayı susturabilecek kadar deli. Gözyaşlarımı ceplerimden çıkarıp gözlerime astıysam kime ne ki? Ben ki; yitirdiğimi bulmak için yumdum gözlerimi. Senden önce çakıldım yüreğim yere. Ters noktasından hayata sobe… İyi de ben seni yakalamak için oynadım bu saklambacı. Karşıma yakalanmış bir durumda çıkan hayat niye? Yitirdiğim bu saklambacın neresinde?

Yine unutkanlığın kuytu ellerine kaptırdım kendimi. Öyle ya sen gitmiştin. Çünkü azığında bulunan son harflerini dökmüştün dilinden. Gitmeliydin, bir cümlelik yanımdaydın zaten.

Kendime sağır bir ben oluyorum. Ve baştan ayağa bir ‘sen’im artık biliyorum. Lisanım tozlu raflarda dolanıp duruyor. Dilim küflü satırlara vuruyor kendini. Ayağıma prangalanmış paramparça olmuş bir kalbi taşıyorum. Hadi susturun içimdeki aşk erini. Hadi yollarıma düşmüş yarım yamalak kelimelerimi mayın yapın bana. Kalemimi sürmeyeyim onlara. Sürmeyeyim ki içim daha fazla yanmasın. Sürmeyeyim ki köşe başlarında düşürdüğüm tebessümler bir gün tükenmeyen bir mutluluk olarak karşıma çıksın. Hadi susturun içimdeki aşk erini.

Zihnimi ücra yerlerde kalmış kitap aralarında bırakalı çok oldu. Şimdi kaçıncı sayfayı temsil eder bugün? Gitmeyi isteyişin, gidebilirisin diyişim ve gidişin, giriş ve gelişmeden yoksun bir kitabın sonucu muydu? Peki, bu bir sonuçsa zihnimi neden çıkaramadım kitap aralarından. Yine, yanlışa sürükleniyor bu işlem. Yok mu yanlış giden hayatının sağlamasını yapacak bir ben?

Hecelerimde saklı birisin artık. Harfsiz bir isim. En bildiğim yanımın en meçhul ünlemi, gitmeliydin. Nefeslerimin yarım ve hayatın unu fak olduğu bir anda hiç gelmediğini öğrendim.
Ve siyah-beyaz hüsran doldu avuçlarıma. Gidişinin şarkısı çalınmaz artık gözyaşına teslim edilmiş yanlarımda. Gelmeyişinin ağıtları yakılır mısralarımda. Peki, bu gelmeyiş neden gelmişlikleri barındırdı yüreğimde. Yoksa gelmemiştin de benden mi gizlemiştin? Ya da geldin sandığımda sen çoktan gitmiş miydin?

Duygularım üçken bir bilmecede şimdi. Ne yana gitsem biraz daha kör, biraz daha dilsiz oluyorum yarınlarıma. Ne yana gitsem sağırlığımı unutup konuşturuyorum tüm cümlelerimi yüzüme vurulmuşçasına. Ardıma düşen elleri bağlı bir yaşama kurban gidiyor nefeslerim. Ölümü içine alan sokaklara düşer mumla çizdiğim mutluluklar. Bir kibritle son bulur sonra. Gün gözlerine kavuşmuşken kentin geceye dönüktür benliğim. Gidenlerin diyarından bir kalış dilenirim.

Gitmeliydin… Gittin… Gidişin acı bir nota kaldı günlüğümde. Yumdum gözlerimi hüsrana. Kalktım, yine karşımdaydı acı. Senden kalan boğazımdaki düğümlere bir yenisini ekledim. Acı çeken beni ve giden seni çizdim düşler kâğıdıma. Kalem yerine yaramdan damlayan siyah bir hüzün kullandım. Tüm tuzları acımı silmek için silgi sandım. Düşler kâğıdımdaki sen resmini, acım yok olsun diye silmeye çalıştım. Yapamadım…

Dilim yine küflü satırlara vuruyor kendini. Kalemim susuşuna susayıp musalla taşına yürüyor.
Provasız gidişin kelepçeliyor sanrılarımı. Ne kadar çoğalsa da sözlerim, azığından dökülen son harflerin çöl gecelerimi isyana sürüklese de, gitmeliydin. Belki de hiç gelmemiştin…


Bir Dilek Tutsam..

Yazan: Tarih: Tem 30th, 2009 | Kategori:: OzluSohbet Genel Kategori

bir dilek tutsam…
tüm umutlarımı…
diyeceğim ama…..
düşünüyorum da umduğum umudum ne var ki..ne kaldı ki hayatta…
şeyy…
sen desem.. benim desem.. tek umudum olur musun..???

bir dilek tutsam.. tüm güzellikleri…
diyeceğim ama..
düşünüyorum da güzel olan özel olan ne var ki..
heryerde bir menfaat.. herkeste çıkar ilişkileri..
güzel olan ne kaldı ki yaşamda..
şeyy..
sen desem.. ne olur desem..
tek güzelim.. tek özelim olur musun…???

bir dilek tutsam..
tüm sabahları..
sabahlar öyle yaa..
düşünüyorum da hangi mutlu güzel güne doğar ki bu sabahlar..
hergün bir koşuşturmacadır yaşanır..
neyi kovalar bu insanlar.. neyi ararlar..
ya aralarken görmezden gelip kaybettikleri..
şeyy..
sen desem.. olur mu desem..
bir sabah ömrüme doğan güneşim olur musun..??

bir dilek tutsam..
tüm doğayı tüm yaşamı..
diyeceğim ama..
düşünüyorum da bu kirliliğin yaşamakla bir ilgisi var mı..
her yer dört duvar sanki..
ne yeşil .. ne masmavi bir deniz..
ne de saçlarını özgürce savuracağın tertemiz bir rüzgar eser..
şeyy..
sen desem.. birgün desem..

yüreğimin enginlerini özgürlüğe uçurucam…
uçurtmalar uçurup çocuklar gibi şımarıcam..
sıcacık.. sıcacık esen..
yanlız benim meltemim olur musun..???
OLUR MUSUN..??